Camide en son 1976 ve 1984 tarihlerinde restorasyon çalışması yapıldığını söyleyen Atıcı, şunları kaydetti:

“Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait Ulu Cami ve minaresi, Artuklu Hükümdarı yılında yapımına başlanmış ve bir yıl sonra tamamlanmıştır. Uzun yıllar boyunca birçok medeniyet tarafından kullanıldı. Ulu Cami minaresinin Pisa Kulesi’nden daha eğri olduğu tespit edilerek tescillendi. Pisa Kulesi 3,2 derece eğimliyken, Ulu Cami minaresi 7,2 derecelik eğimine sahip. Bu eğimin de doğal bir bir eğim olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmalarla tespit edilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü cami ve minaredeki bir takım sıkıntıları gidermek için çalışmalar yaptı. Minaredeki tuğlaların yerinden oynaması ve güvercinlerin verdiği tahribattan dolayı 2017 yılı içerisinde restorasyon çalışmaları başlatıldı. Ayrıca, plastik onarım olarak minaredeki tuğlaları güçlendirme ve Ulu Cami minaresinin yıkılmasını önleme çalışması başlattı. Kış aylarında olduğumuz için şu an ara verildi.”

Restorasyona gelecek ay içinde yeniden başlanacağını belirten Atıcı, “Ulu Cami’nin avlusu içinde projeler hazırlanıyor. Tam teşekküllü çalışmalar bittiğinde Ulu Cami turizme açılacaktır. Ulu Cami’nin tarihi misyonuna baktığımızda şunu görüyoruz: Mimari anlayış Büyük Selçuklular’ın Anadolu’ya yansımasıdır. Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan da o dönemki mimari üslubu Harput’a taşımıştır. Mardin ve İç Anadolu da olduğu gibi Büyük Selçuklu mimarisini Harput Ulu Cami’de görüyoruz” diye konuştu.